29 Haziran 2015 Pazartesi

"bu dünyanın dışından" sesleniş -I-

anlayışım üstünde çalışıyordum
çok çalışıyordum...
yine de iki şeyi anlamakta zorlanıyordum
çok zorlanıyordum...

biri, yaşamı kendine borçlu görenlerdi
her yaptıkları iyi şeyin hesabını tutanlar,
yaptıklarını daima fazla bilenler...

oysa sevgide hesap tutulmazdı
o, plansız, sınırsız akan duru sular gibiydi...

diğeri, sevgiye sırt çevirenlerdi
özgürlüklerinden olacaklarını sananlar,
uzak tutup kontrol edenler...

oysa sevgi tutsaklaştırmazdı
o, seni gökkuşağına taşıyan, bir kuşun kanadıydı...
durum-duruş

ya hep durmam gereken yerdeyim
ya da artık durmam gereken yerde...

ya "benimle dur" de bana,
ya da benimle durma.
gün ardından

herkes ayrı birer hikaye
ve tüm hikayeler
ilerliyor birbirinin peşi sıra
gün boyu

büyük bir kitabın dağılmış, 
parçalara ayrılmış sayfaları gibi
herkes kendini tamamlayacak
sayfayı arıyor gün boyu

gün bitiyor
hikayeler bitmiyor
ve arayışı satırların birbirini
yıllar boyu...
sözün özü

sevgiyle baktıkça
'öz'ü görürsün
'öz'e yaklaştıkça
daha çok seversin

sevgiliye gönül gözüyle
bakmamak ne mümkün
öze varıp da
çok sevmemek ne mümkün
ne güzel?

güzel müzik
güzel hava
biraz deniz kokusu
biraz şehir dokusu
güzel sohbet
güzel yürek

güzel dokunduğun her şey
güzel baktığın her yer
ne güzelsin sen güzel

artık...perde

bakıyordum..görüyordum..
onlar da bakıyordu
ve ben niye görmediklerini anlamıyordum
ama artık neyi görmediğimi biliyorum
artık gözlerindeki perdeyi görüyorum
hala anlamıyorum
ama artık biliyorum
bakıyorlar ama görmüyorlar

11 Haziran 2015 Perşembe

iyi davran bana

kendini korumak için ördüğün 
bir dirhem duygu sızdırmayan,
içeri gün ışığı almayan duvarlarını,
uçları camdan keskin savunmalarını
aştım da geldim..

ellerimde renklerim,
eteklerimde çiçeklerimle
uzun yollardan geldim

içinde sevgiyle büyüttüğün çocuğun
çim yeşili gür bahçesinde
erken açmış lalelerin beyazında
sakladığın masumuyetini
bilip de geldim..

kirpiklerimde yaşlarım,
gözlerimde anlayışımla
uzun yollardan geldim

bir kapısı dünya, diğeri cennete
ve sonsuzluğa açılan kapıdan
defalarca geçip geçip 
yine o bahçeye
dönüp de geldim

dudaklarımda türküm,
kalbimde aşkımla
uzun yollardan geldim

çok uzun yollardan geldim
çok..
iyi davran bana..

aynı

çıkıp da biraz dışına...
bulutların üzerine
yükseldiğinde kuşlar
gerçekte herkesin
her şeyin
aynı olduğunu
görüyorlardı
herkes
herkesle
her şeyle
kavga ediyordu
ve hepsi
aynıydı
aynı
dünya acıtmaktan, sövmekten, dövmekten, öldürmekten korkmayanlarla;
sevmekten, değer vermekten, ilgi göstermekten korkanların ellerinde dönüyor...

biri yok etmekten korkmuyor anladım da...
sen niye var etmekten korkuyorsun?
sevmek seni çoğaltır anca... 
kıymet vermeyerek her gün azalıyorsun
hayat

aşkın vatanı yok...
acının vatanı yok... 
hüznün vatanı yok... 
özlemin vatanı yok... 
yalnızlığın vatanı yok... 

tümünün vatanı bir... 
tümünün vatanı hayat...
hayat.. 
müziğin vatanı hayat... 
güç

herkesin bir zamanı var
her şeyin de...
herkes bir zaman bir şeylere hayret etti
ben her zaman şiddetin hizmetindeki güce
bir de sonu gelmeyecek sanılan kibirli hırsa hayret ettim
çiçekler hep kıymet gördükleri yerde açar
güneş olsun, su olsun, gölge olsun...
ne olduğu mühim değil
verdiği sevgiyle yaşar

4 Haziran 2015 Perşembe

kendi evimi, bahçemi temiz tutmadan çevre temizliğine katkı sağlamam imkansız. 
kendi içime bakmadan, dünyayı değiştirmem imkansız.
sessiz paket

sessiz sedasız başlar
koca bir dünya kalbinde 
koskoca kainat aklında döner
sonra bir gün, ay vakti
sessiz sedasız biter
hiç açılmamış bir paket gibi...
insanca

güneş yağmurca biliyor muydu?
peki ya ay güneşçe?
gökyüzü denizce konuşabiliyor muydu?
ya da yunus martıca?
lodos kızıyor muydu rüzgarca bilmeyen dalgaya?
ağaçça bilmediği için dalından kovulan yaprak var mıydı hiç?
ya da toprağından kovulan ağaç?
gürlemeyeni sürmüş müydü aslan ormanından?
tüm kuşlar tek dilden mi söylüyordu şarkılarını?
doğa ayırım yapıyor muydu çocukları arasında?
tek insan mı anlamıyordu diğerini?
doğaya bile karşı duran tek insan..
oysa hangi dilden olduğunun önemi yoktu,
insanca konuşmaktı aslolan
yeniden

birini incitirsen, herkesi incitirsin
bir insana ettiğin hakaret gerçekte herkesedir
bir kalbi kırarsan, herkesin kalbi zarar görür
söylemeye gerek yok ama,
birini öldürürsen, herkesi öldürürsün
o yüzden, çok kereler öldük biz
ama umudumuzla her gün 
yeniden yeşerdik
yeniden doğduk

2 Haziran 2015 Salı

çocukça

çocukluğuna bakmak
çok iyi bildiğim ama 
sözleri olmayan bir şiiri 
hatırlamak gibiydi
anlamını yüreğimde taşıdığım
ama hepsi çocukluğumda 
saklı olan...
ilk kelimelerim gibi..
ne güzel olurdu
soğumuş kalpler güneşe kavuşsa,
toprak kaplanmış zihinler filizlenip çiçek açsa, 
kararmış vicdanlar yeniden ışıl ışıl parlasa..
tek biri olsa..
çok şey demek olurdu..