31 Ağustos 2015 Pazartesi

sonsuz bir bahar

hoşgeldin sonbahar
hoşgeldin sevdiğim
yine tam zamanında geldin
yine olması gerektiği gibi
yine olması gerektiği kadar
benim en iyi bildiğim beklemekti
bir de yanında getirdiğin hikayeleri
bekletmeden dinlemekti
dönmese yapraklar yeşilden sarıya
kalbimdeki hüzün nasıl dinerdi
bir ömür geçse böyle
seni beklemek yine güzeldi

hoşgeldin sonbahar
hoşgeldin sevdiğim
yine tam zamanında geldin
yine olması gerektiği gibi
yine olması gerektiği kadar

16 Ağustos 2015 Pazar

uyuyan masal

bir varmış bir yokmuş
günlerden bir gün 
gecelerden bir gece
...
gökyüzü başlamış anlatmaya
güneşten bulutlara atlamış
yıldızları aya bağlamış
kuşların kanatları üzerinden
kar kaplı tepelere uzanmış
en ulu ağacın tepesinden
kırmızı bir elma koparmış
keyifle gülümseyerek
sözü yeryüzüne bırakmış
...
yeryüzü başlamış anlatmaya
yeşil çayırlardan derelere atlamış
gümüş renkli balıkları selamlamış
bir kaplumbağanın sırtında 
karşıdaki kıyıya varmış
renkli çiçeklerin şarkılarıyla
buğday tarlalarına uzanmış
çocuksu bir heyecanla
sözü insana bırakmış
...
insan başlamış anlatmaya
kaldırımda biriken çamuru atlamış
hızla gelen araca bağırmış
soğukta ayağı çıplak duran,
avuçları açık çocuğa bakmamış
yüreğinde yetişme telaşı
gözlerinde perdeli bir buğu ile
yeryüzü ve gökyüzünden bihaber
sözü zamana bırakmış
...
zaman sözü almış tam başlayacakken
gökyüzü ve yeryüzü dayanamamış
durdurup zamanı, insana yaklaşmış
tutup her iki elinden gökyüzü
onu bulutların ardına taşımış
gözleri önünden geçerken dünya
insan şaşkınlıkla uyanmış
bir yağmur damlasının sırtında inerken
yeryüzü onu kucaklamış
...
toprağın bereketiyle kutsamış ruhunu
okyanus sularında yıkamış
mavi bir yunusun sırtında 
onu günbatımının ardına taşımış
zaman izlerken manzarayı
dayanamayarak akmaya başlamış
insan vedalaşmak istemeden, sessiz ve usulca
henüz yeni kavuştuğu yer ve gök masalına
yeni bir aşkla uyanmış








14 Ağustos 2015 Cuma

bir an

biz o rüyayı birlikte görüyoruz
rengi mavi beyaz
bazen gerçekle karışıyor
sanıyorum ki 'an'dayız..
...
sonra bakıyorum kalbim ellerimde
duymak için yaklaşıyorum..
dinliyorum, aynı masalı anlatıyor..
sen gülümsüyorsun
güzel gözlerin gülümsüyor
her şey gülümsüyor mavi beyaz
o kadar mavi ki
gözlerimi sımsıkı kapamak
hiç uyanmamak istiyorum
ama gel de göz kapaklarıma anlat..
çocuksu gülüşünü sevme merakında
...
heyecanıma yenilip, korkuyla aralayınca 
gözlerimi... aradan içeriye sızan mavi ışık
hala çok mavi... ve
parlak beyaz ışık kırılmaları ardında..
işte orada!.. duruyor gözlerin..
ve bana söyledikleri..
...içime çekiyorum..yavaş yavaş..
ve ardından derin bir nefes alıp
'tamam' diyorum..
'şükür hala uykudayım'..
ye değilsem? değilsek?
..
bazen gerçekle karışıyor..
sanıyorum ki 'an'dayız
rengi mavi beyaz
'bir an'

11 Ağustos 2015 Salı

"bu dünyanın dışından" sesleniş -III-


hayalleri kırılmayacak kadar iyi paketlemeyi öğrenmiştim
hayal kırıklığı değildi..

gerçeklerin kırılıp dağılması...parçalara ayrılmasıydı
öyleyse parçaları birbirine iyi tutturmak için 
daha çok çalışmak gerekliydi

acıyı iyi etmek şifacılık, kabullenmek bilgelikti
tüm bunları sevip devam edebilmek ise
yaşamın ta kendisi..

delice aşk

rüzgarın kızı..kıymetlisi.. değirmene vurgunsa..
değirmen kıymetini bilmeli rüzgarın dalgalı saçının
o ki.. her gün yeniden doğduysa sevmek için
değirmen belini sarmalı rüzgarın nazlı kızının
ki onsuz da var olabilir dünya..ama durgun..ama suskun..
ama böylesine coşkun değil...
ki rüzgarın kızı olmak da kolay değil..
o yüzden tutmalı narin bileğinden aşkla..

rüzgarın kızı...kıymetlisi... değirmen için ağlıyorsa..
değirmen silmeli gözyaşını, acısına üflemeli rüzgar kızın
o ki..her gün şükrediyorsa varlığının mucizesine
değirmen ruhuna akıtmalı aşkını 
ki onsuz da döner dünya.. ama ağır.. ama aksak..
ama böylesine tutkuyla değil...
ki onun nefesinde bir olmak da kolay değil..
o yüzden içine çekmeli ruhunu aşkla..

o yüzden hep...ama durmadan.. ama dönmeli..delice bir aşkla!