27 Eylül 2016 Salı

hangisi?

bir karasızlıktır aldı beni
gözlerin dehlize açılan bir kapı
ellerin, sırları aralayan bir dua iken
bakışlarından parmak uçlarına 
uzayan sis perdesinde

yunus olup yolumu ararken ben
ateşten bir damla avuçlarımda
aşkı tutamaz iken 
kor çakıl taşlarında çıplak ayakla
yürüyemez iken
kendimden öte beni arayıp da
aynalarda bulamaz iken

bir kararsızlıktır aldı beni
gözlerin mi...?
ellerin mi...?

26 Eylül 2016 Pazartesi

ama illa ki

bir bakarsın
bütün gemiler gitmiş
kalbinle yüzmek kalmış denizlerde
...yüzersin
kanat çırpmak kalmış uzak göğe doğru
...kanatlanırsın
yürümek kalmış bulutlardan öteye
...yürürsün
ama öyle ama böyle...
ama illa ki ...

bir bakarsın 
ulaşmışsın
köprünün ötesine
bütün gemiler gitmiş
bir bakarsın
varmışsın
ama öyle ama böyle

22 Eylül 2016 Perşembe

ellerin senin

hep aradığım
sorunun cevabı gibi
ellerin...
kaygılara huzur
acılara umut gibi...
karanlıkta gözün kendiliğinden
varması gibi ışığa,
beyaz bir gül merhemi gibi
kuru ayazda çatlayan dudağıma...
bunaltıcı gün ardından
yüzüme çarptığım suyun verdiği
ilk derin nefes gibi...
aşk gibi...
...
şefkat gibi ...
...
çokça şükran
ve alabildiğine ilham dolu
ellerin...
senin.

20 Eylül 2016 Salı

portre

renkli kalemlerim var
anlatmaya yetecek kadar 
yüzündeki her bir çizgiyi 
ve yüzeydekini 
gölgeleyecek, derindeki 
saklı izleri
aydınlatacak kadar...
öyle açıktan koyuya
saydamdan karanlığa doğru
yaşamın tüm renklerini
içinde barındıran kalemlerim
anlatırlar...her gün...
yüzündeki her bir çizgiyi
eğer istersem
...
ki bir de... o çizgileri bir bir 
ince ince
kabuğu içinde saklayan
bir sırrım var ki
bilmem söylemiş miydim
birden gelir gürültüsü
olmadık yerde hızlanır da
tüm renkleri birbirine katar
biçare kalbim benim
çocuksu heyecanından
bazen inadı tutar
sonra her yer alabildiğine kırmızı
yer gök nar çiçeği
durdur durdurabilirsen
...
ama kabahat 
kalemlerde mi, renklerde mi?
belki kabahat de değil...
asıl maharet...
yüzünde mi?
o çizgileri yansıtan kalbinde mi?
yoksa hepsini bir bir saklayan 
benim biçarede mi?
valla hiç bilemeden...
çizdim gitti
portreni.
rüzgar ve deniz aynı limanda buluşurlar..
ve birlikte dalgaları yaratırlar

9 Eylül 2016 Cuma

ritüel 

derin nefes alıyorum
sen aklımdan geçip de
boğazıma düğümlenip
oradan kalbime düşerken
hayatta kalabilmek için

tek savunması bu işte
aciz bedenimin...

iyi ki de öyle!
bedenimi koruyan
o nefes, ruhumun
her gün... yeniden 
seninle doğuşu için...
sanrı

başka toprakta doğsam
şimdi "düşmanım" dediğim
ben olacaktım,
toprağın başka meyvesi,
başka bereketiyle besili
farklı bir suyun hararetiyle
belki bambaşka beden,
şimdiki 'ben'e yabancı
bambaşka bir ben olacaktım
gittiğim yollar bugünden ayrı
eşim dostum desen hepsi gayrı
belki 'el' dediğim ben olacaktım

şimdi kim düşman?
kim yabancı?
bu dünya bir han ise
değil mi ki herkes bir garip yolcu,
herkes dost...
tek gerçek
nefes, toprak, su ise
değil mi ki diğer tümü insan uydurması,
hepsi yalancı

3 Eylül 2016 Cumartesi

satır aralarında

belki en önemlisi
oradadır
okunmayı bekleyen
farkedilmeyi...
kalabalık caddelerdeki
harf sütunları arasında

belki sayfanın kıvrık ucu
altında yeşertmiştir
aşk tohumlarını
bina gölgelerine rağmen
kimbilir

belki en önemlisi
okunmayı bekleyendir
kayıp bir şehrin planı gibi
yaşamın bir başından
diğer ucuna
satır aralarında...
hep ve öte

gücüm olduğunca...
nefesim yettiğince...
kalbim yandığınca...
aşkım sabra vardığınca...

sen sen olduğunca...
ben...benden öte...
var gücümle
ben...sen olduğumca...

2 Eylül 2016 Cuma

geldiğinde

tek sen geldiğinde 
suyun şavkı vuruyor kalbime
duyduğum, kabimin sesi mi
kalbimde akan nehirlerin mi
ayırt edemiyorum o vakit...
içinde iyiyi, güzeli yeşertmeye, yaşatmaya gücü, iradesi yetmeyen insan çözümü iyileri karamalakta, öldürmekte, yok etmekte arıyor...
okyanus kadar geniş, zengin duygu ve düşünce dünyasında; kendini küçük, dar bir korku ve önyargı odasına kapatmış insan evladı...
çiçek kızım

ilk gün seninle doğdu
güneş seninle..
toprak çiçek açtı
ilk gülüş seninle...

senden sonrası hep bahar
bir gökkuşağı bir pembe...

bir sen varsın
ilk seninle doğdu 
bir gün, bir de gülüşün
sonrası hep çiçek..