öz
çok tanıdık bu gidiş
evvelce de
bir gidiş gittin benden
hatırlıyor musun?
ben o zaman ay oldum, gölge oldum
gecene ulaşmak için.
çiçeklerde öz oldum, hayat buldum
kokuna varmak için.
su oldum, toprak oldum
dualarına kavuşmak için.
bir deli, bir divane oldum...
ruhunda aşka varmak için.
ben bir 'an' oldum, sonra zaman oldum
kendi derdimde kayboldum..
ta uzaklarda ararken seni
kendi derinliğimde boğuldum.
bir gidiş gittin de giderken..
sakladığın aşkı geride,
ben hiç bilmediğim bir yerde...
kendi özümde buldum.
çok tanıdık gidiş bu.
evvelce de
gitmiştin.
hatırlıyorum.
31 Ocak 2016 Pazar
yol
yol uzun sevgilim...
seninle...
tahmin ettiğimizin de ötesinde..
daha uzun...
ışıkların ötesinde...
henüz bilmediğimiz bir yere doğru..
ardında yazılmış tüm hikayeleri saklı
ve...
yaşanmak için bekleyen
belki çoktan yaşanmış
ama
henüz bilinmeyen...
ya da..kimbilir...
belki hatırlamak için erken...
yıldız ağaçlarıyla sarılı tüm güzellikleri
öylece...
sabırla dokunmuş
ipek kokan kilimler gibi...
sarılıp sımsıkı bir pembe buluta
uyurken...
aniden dengeni kaybedip de düşme diye
seni saran gökkuşağı gibi...
bırakıp da onca korkuyu ardında
özgürce...
tek tek sevgiye dönüştürdüğün
çocukluğun gibi...
seni bekleyen uzun bir yol...ve beni...
peki sen...
adımlarını bir tutup da... benimle...
bildiğinden çok bilmediğine
yürümeye var mısın sevgilim?
yol uzun sevgilim...
seninle...
tahmin ettiğimizin de ötesinde..
daha uzun...
ışıkların ötesinde...
henüz bilmediğimiz bir yere doğru..
ardında yazılmış tüm hikayeleri saklı
ve...
yaşanmak için bekleyen
belki çoktan yaşanmış
ama
henüz bilinmeyen...
ya da..kimbilir...
belki hatırlamak için erken...
yıldız ağaçlarıyla sarılı tüm güzellikleri
öylece...
sabırla dokunmuş
ipek kokan kilimler gibi...
sarılıp sımsıkı bir pembe buluta
uyurken...
aniden dengeni kaybedip de düşme diye
seni saran gökkuşağı gibi...
bırakıp da onca korkuyu ardında
özgürce...
tek tek sevgiye dönüştürdüğün
çocukluğun gibi...
seni bekleyen uzun bir yol...ve beni...
peki sen...
adımlarını bir tutup da... benimle...
bildiğinden çok bilmediğine
yürümeye var mısın sevgilim?
11 Ocak 2016 Pazartesi
10 Ocak 2016 Pazar
'sen'lice
şiirler olmasa, sensiz bilmem ne yapardım
bilirim, sen olmasan oturur şiir yazardım
şiirler sensiz olsa, belki şiirden bıkardım
belki sen şiir olsan, daha da yazmazdım
şimdi aklım biraz karışık ince sözlüm
sensiz bir şair olmak mı yoksa
seninle bir şiir olmak mı?
şimdi söyle bana, ben neyleyim?
şiirler olmasa, sensiz bilmem ne yapardım
bilirim, sen olmasan oturur şiir yazardım
şiirler sensiz olsa, belki şiirden bıkardım
belki sen şiir olsan, daha da yazmazdım
şimdi aklım biraz karışık ince sözlüm
sensiz bir şair olmak mı yoksa
seninle bir şiir olmak mı?
şimdi söyle bana, ben neyleyim?
5 Ocak 2016 Salı
ah.. bir...
insanlık bir utansa
çocuklar kıyılara vurmaz,
duvarlardan geçen mermiler
küçük gözyaşlarını vurmazdı
insanlık bir doysa
sokağın en kenarında,
soğuktan buruşmuş avuçlar
gri gökyüzüne uzanmazdı
insanlık bir dursa
ağaç kökünde atan canların
yüreğinin en derinine
çeliğin soğuğu saplanmazdı
insanlık bir uyansa
çocuklar gülümser
dünya gülümser
yaşamın evi sevgiden ayrı olmazdı...
insanlık bir utansa
çocuklar kıyılara vurmaz,
duvarlardan geçen mermiler
küçük gözyaşlarını vurmazdı
insanlık bir doysa
sokağın en kenarında,
soğuktan buruşmuş avuçlar
gri gökyüzüne uzanmazdı
insanlık bir dursa
ağaç kökünde atan canların
yüreğinin en derinine
çeliğin soğuğu saplanmazdı
insanlık bir uyansa
çocuklar gülümser
dünya gülümser
yaşamın evi sevgiden ayrı olmazdı...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)