28 Haziran 2017 Çarşamba

öyle uyandım

gölgesi büyüktü kendinden
yalnız bulut olmanın
yükü de yeterince büyük zaten...

ve gölgesinde süzülürken kuşlar
ince iğne oyaları gibi dantel kanatlarını çırpınca
savurdu rüzgarına kapılan yağmur damlasını da yüzüme
anca öyle uyandım

gün bana aymadan çok önce uyanmıştı oysa
sulamıştı benden habersiz toprağını bereketin...
bereket bu ki bende açtı çiçeği ondan habersiz

ve gölgesinde dinlenirken tomurcuklar
her gün su oldum, toprak oldum, şiir oldum kök yaprağına
beni aldı koynuna, büyüttü yeniden, uzandı da dallarıma
anca öyle uyandım

o bilir geldiğini gününün
o mavinin puslu, saklı yağmur çocuğu
güneşin ısrarına can mı dayanır

ve gölgesini ararken elimde, avuçlarımda
suyun üstünde ışığı kovalayan yakamoz nakışları gibi
ruhu değdi de parmak uçlarıma
anca öyle uyandım





20 Haziran 2017 Salı

"yine ...yeniden..." dedim
"neden"? dedi..
"bu ruh halinde durmaya ihtiyacım var...
saklı limanlar dinlenmek... huzur bulmak için değil midir ki?"
dedim.
gülümsedi liman.

2 Haziran 2017 Cuma

Kırılmalarını yutkunmaktan, 
sonunda bir gün içi kendine kırılır mı insanın?