öyle uyandım
gölgesi büyüktü kendinden
yalnız bulut olmanın
yükü de yeterince büyük zaten...
ve gölgesinde süzülürken kuşlar
ince iğne oyaları gibi dantel kanatlarını çırpınca
savurdu rüzgarına kapılan yağmur damlasını da yüzüme
anca öyle uyandım
gün bana aymadan çok önce uyanmıştı oysa
sulamıştı benden habersiz toprağını bereketin...
bereket bu ki bende açtı çiçeği ondan habersiz
ve gölgesinde dinlenirken tomurcuklar
her gün su oldum, toprak oldum, şiir oldum kök yaprağına
beni aldı koynuna, büyüttü yeniden, uzandı da dallarıma
anca öyle uyandım
o bilir geldiğini gününün
o mavinin puslu, saklı yağmur çocuğu
güneşin ısrarına can mı dayanır
ve gölgesini ararken elimde, avuçlarımda
suyun üstünde ışığı kovalayan yakamoz nakışları gibi
ruhu değdi de parmak uçlarıma
anca öyle uyandım
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder