bu hayatı sevmeyip ne yapayım?
kanat çırpan kuşu mu sevmeyeyim? rüzgarda sallanıp düşmemek için
yaprağına tutunan narı mı? çapkın bakışlı kediyi mi, el çırparak bana koşan
kıvırcık saçlı bebeği mi? yaşamın izleri alnına düşmüş tonton teyzeyi mi,
kahvesinin kepengini şarkı söyleyerek açan dedeyi mi? bacaklarının olmayışına
inat arabasının tekerini hızla çevirip engel tanımayan genci mi sevmeyeyim?
dalgın dalgın Karaköy'de yürürken her binanın ardından pat diye
çıkan Galata Kulesini mi, tam umudumu yitirecekken rüzgarla kulağıma gelen ezan
sesini mi? şekilden şekle giren melek bulutları mı? okulun yüküne inat
şakalaşarak yanımdan geçen gençleri mi, kaybolmalarına kesin gözüyle baktığım
'yes please' nidaları eşliğinde yolunu bulmaya çalışan turistleri mi? seyyar
simitçinin yanık sesini mi, tezgahın üzerinde onlarca oyuncak arasından
dansedersk şarkı söyleyip kendini satın aldırmaya çalışan komik oyuncak bebeği
mi sevmeyeyim?
her gün yeni bir umutla
hayata uyanan insanı mı sevmeyeyim? sevmeyip de ne yapayım? ve söyle
bana..neden sevmeyeyim?
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder