12 Ağustos 2014 Salı


atlıkarıncaya bindi mi
inmek bilmeyen,
kaldırımdaki pamuk şekerciyi
ilk gören, olmaktır

bulutların şekillerini
tanıdık bir şeylere benzeten,
kendini takip eden gölgesiyle
yarışan, olmaktır

ayağını birikmiş yağmur suyuna vurup
şıp şıp sesini dinleyen,
evde yemek masasının altına
saklanan, olmaktır

kek hamurunun içine
parmağını daldıran,
çamurlu ayakkabılarıyla evde
iz bırakan, olmaktır

aklından, gönlünden geçeni
dürüstçe söyleyen,
hüznün yüzünü
güldüren, olmaktır

birini ilk görüğü an
arkadaşı sayan,
insan ayırdetmeksizin
oyun oynayan, olmaktır

bayram, çocuk olmaktır...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder